Yazılım

Yeni Başlayanlar için PHP Rehberi: Neden Hâlâ PHP?

15 Şubat 2026 8 dk okuma 5 görüntülenme

2005'ten Bugüne: Neden Hâlâ PHP?

Merhaba, ben Buğrahan. Yazılımla tanıştığım o ilk günleri, 2005 yılını düşündüğümde yüzümde hep hafif bir tebessüm oluşur. O zamanlar ne Pixel Lab® vardı ortada, ne de YouTube kanalımdaki o doğa belgeselleri. Sadece meraklı bir genç, siyah ekranın üzerinde yanıp sönen bir imleç ve "Ben bu bilgisayara istediğimi nasıl yaptırırım?" sorusu vardı.

İtiraf etmeliyim ki, HTML ile sayfaları boyamaya başladığımda her şey çok güzeldi ama bir şeyler eksikti. Sayfalarım "canlı" değildi. Ziyaretçinin adını hatırlamıyor, saat değiştiğinde "İyi akşamlar" demiyor, sadece yazdığım statik metni gösteriyordu. İşte tam o noktada, dinamik bir şeyler yapma arayışım beni PHP ile tanıştırdı. O günden sonra uykusuz gecelerim, kahve kupalarım ve çözülmeyi bekleyen hatalarım hayatımın bir parçası oldu.

Bugün "PHP öldü mü?" gibi tartışmaları sıkça duyuyorum. İnanın bana, bu tartışmalar biz sektördekiler için sadece birer kahve molası sohbeti. Gerçek şu ki; internetin omurgasının büyük bir kısmı hâlâ PHP üzerinde dönüyor. Kullandığınız o meşhur WordPress tabanlı bloglar, devasa e-ticaret sitelerinin altyapıları ve daha niceleri... PHP öğrenmek, aslında webin nasıl çalıştığını, o "mutfak" kısmında işlerin nasıl yürüdüğünü anlamak demek. Eğer bir PHP başlangıç rehberi arıyorsanız ve teknik terimlere boğulmadan, sanki ormanda kamp ateşi başında sohbet ediyormuşuz gibi bu işi öğrenmek istiyorsanız, doğru yerdesiniz.

İlk Adım: Bilgisayarımızı Bir Sunucuya Dönüştürmek

Doğada kamp yaparken nasıl ki önce çadırı kuracak düzgün bir zemin arıyorsak, PHP yazmak için de bilgisayarımızda uygun bir ortam hazırlamamız gerekiyor. HTML dosyalarını doğrudan tarayıcıya sürükleyip açabilirsiniz ama PHP öyle çalışmaz. PHP'nin bir "yorumlayıcıya", yani bir sunucuya ihtiyacı vardır.

Başlarda ben de "Sunucu mu? Evde sunucu mu kuracağım?" diye korkmuştum. Ama merak etmeyin, işin kolayı var. Kendi bilgisayarımızı (Localhost) sanki bir internet sunucusuymuş gibi davranmaya ikna edeceğiz. Bunun için benim yıllardır vazgeçemediğim, öğrencilerime ve stajyerlerime de ilk önerdiğim araç XAMPP (veya benzeri WAMP, MAMP).

Bu programlar, içinde Apache (sunucu), MySQL (veritabanı) ve PHP'yi paket halinde getiriyor. Tek tuşla "Start" diyorsunuz ve bilgisayarınız artık PHP dilinden anlayan bir makineye dönüşüyor. Kurulumu yaptıktan sonra, tarayıcınıza localhost yazdığınızda karşınızda o paneli görmek, inanın bana ilk zafer hissini yaşatıyor. Bu aşamayı gözünüzde büyütmeyin; sadece indirin, kurun ve servisleri başlatın. Kod yazmanın keyifli kısmına geçmek için sabırsızlandığınızı biliyorum.

Merhaba PHP: İlk Kodlar ve O Meşhur Dolar İşareti

Artık ortamımız hazırsa, editörümüzü açalım. Ben sadeliği sevdiğim için VS Code gibi temiz editörler kullanıyorum ama Not Defteri bile işinizi görür (tabii ki tavsiye etmem, renklendirme hayat kurtarır!).

PHP kodları, HTML'in içine gömülebilir ve her zaman <?php ile başlar, ?> ile biter. Bu etiketler sunucuya şunu söyler: "Hey, burası HTML değil, burası PHP kodu. Bunu işle ve sonucunu kullanıcıya gönder."

Ekrana Yazı Yazdırmak: echo

Yazılıma başlayanların klasik ritüelidir "Merhaba Dünya" yazdırmak. PHP'de bunu yapmak için echo komutunu kullanırız. Benim için kod yazmak, doğada bisiklet sürmek gibi; ritmi yakaladığınızda akıp gidersiniz. İşte en basit ritim:

<?php
    echo "Merhaba Dünya! Ben PHP öğreniyorum.";
?>

Burada dikkat etmeniz gereken en kritik şey, satır sonundaki noktalı virgül (;). İnanın bana, 2005'ten beri binlerce satır kod yazdım, hâlâ bazen o noktalı virgülü unutup "Nerede hata yaptım?" diye saçımı başımı yolduğum oluyor. Bu, yazılımcılığın tuzu biberidir.

Değişkenler: Verilerin Sırt Çantası

Ormana giderken sırt çantamda mataramı, çakımı, kitabımı taşırım. Yazılımda da verileri taşımak için "değişkenleri" kullanırız. PHP'de değişkenler, benim çok sempatik bulduğum $ (dolar) işaretiyle başlar.

Değişkenlerin mantığı basittir: Bir isim verirsiniz ve içine bir değer atarsınız. Sonra o ismi çağırdığınızda, içindeki değer gelir. PHP nedir diye soranlara hep şunu söylerim: PHP, bu değişkenleri alıp işleyen ve size sunan bir fabrikadır.

Gelin, kendi blogumdan hayali bir örnek yapalım:

<?php
    // Burada değişkenlerimi tanımlıyorum
    $ad = "Buğrahan";
    $yas = 34; // 1990 doğumluyum demiştim :)
    $hobim = "Doğa Belgeselleri";

    // Şimdi bunları bir cümle içinde kullanalım
    echo "Selam, ben $ad. $yas yaşındayım ve en büyük tutkum $hobim.";
?>

Bu kodu çalıştırdığınızda ekranda "Selam, ben Buğrahan. 34 yaşındayım ve en büyük tutkum Doğa Belgeselleri." yazdığını göreceksiniz. Gördünüz mü? Tırnak işaretleri içinde değişkenleri doğrudan kullandım ve PHP onları tanıdı. İşte bu esneklik, PHP'yi sevmemin nedenlerinden biri.

Karar Mekanizmaları: If - Else Yapısı

Hayat kararlardan ibarettir. "Hava yağmurluysa bisiklete binme, güneşliyse ormana git." Yazılımda da bu mantığı if-else (eğer-değilse) yapılarıyla kuruyoruz. Bu yapılar, programımızın "akıllı" davranmasını sağlayan temel taşlardır.

Pixel Lab®'da geliştirdiğimiz sistemlerde de mantık hep aynıdır: "Kullanıcı giriş yapmış mı? Yapmışsa paneli göster, yapmamışsa giriş sayfasına yönlendir." Gelin bunu basit bir kodla simüle edelim. Diyelim ki sitemizde sadece 18 yaşından büyüklerin girebileceği bir alan var.

<?php
    $kullaniciYasi = 16;

    echo "Kullanıcı yaşı kontrol ediliyor... <br>";

    if ($kullaniciYasi >= 18) {
        // Şart (18'den büyük veya eşit olma) sağlanırsa burası çalışır
        echo "Hoş geldiniz! İçeriğe erişebilirsiniz.";
    } else {
        // Şart sağlanmazsa burası çalışır
        echo "Üzgünüm, bu içerik yaşınız için uygun değil.";
    }
?>

Burada $kullaniciYasi değişkenini 16 olarak belirlediğim için, kod otomatik olarak else bloğuna gidecek ve üzgün mesajı basacaktır. Değişkeni 20 yaparsanız, "Hoş geldiniz" mesajını alırsınız. Bu mantığı kavradığınız an, aslında programlamanın %50'sini çözmüşsünüz demektir. Geriye kalan sadece sözdizimi ve fonksiyonlar.

Hatalarla Barışık Olun

Bu yola yeni çıktıysanız size en büyük tavsiyem şu: Hata yapmaktan korkmayın. Ekranda kocaman turuncu renkli "Parse Error" ya da "Fatal Error" yazıları göreceksiniz. Ben de gördüm, hala görüyorum. Bu hatalar, bilgisayarın size "Hey Buğrahan, şurada ne demek istediğini anlamadım, bir baksana" deme şeklidir.

Bazen bir parantezi kapatmayı unutursunuz, bazen değişken ismini yanlış yazarsınız. Bunlar sürecin en doğal parçası. Doğada kamp ateşi yakarken nasıl ki ilk denemede sönüyorsa ve tekrar deniyorsak, kod yazarken de aynısını yapıyoruz. Hata mesajını kopyalayın, Google'a yapıştırın ve çözümünü öğrenin. En iyi öğrenme yöntemi budur.

Yolculuk Daha Yeni Başlıyor

Burada anlattıklarım, PHP okyanusunun sadece kıyısında ayaklarımızı suya soktuğumuz kısımdı. Değişkenler, ekrana yazdırma ve basit karar yapıları... Bunlar küçük adımlar gibi görünebilir ama inanın bana, Facebook'un ilk versiyonu da, bugün kullandığınız dev sistemler de temelde bu mantıklarla inşa edildi.

Ben Pixel Lab®'da karmaşık projeler geliştirirken bile, dönüp dolaşıp bu temel yapıları kullanıyorum. Sadelik, her zaman karmaşıklıktan iyidir. Sizin de bu yolda ilerlerken "Acaba yapabilir miyim?" endişesine kapılmanızı istemem. Ben 2005'te o karanlık odada, sadece merakıyla bu işe başlayan o çocuksam ve bugün kendi şirketimde bu işi profesyonelce yapabiliyorsam, siz de yapabilirsiniz.

Şimdi sıra sizde. XAMPP'ı kurun, bir index.php dosyası oluşturun ve o sihirli kodları yazmaya başlayın. Yorulduğunuzda veya kodlar birbirine girdiğinde ise benim yaptığım gibi yapın; bilgisayarı kapatın, dışarı çıkın ve doğadan biraz ilham alın. Döndüğünüzde o hatayı çok daha kolay çözeceksiniz. Klavyeniz hızlı, kodlarınız hatasız olsun. Görüşmek üzere.

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
0 / 2000