Yazılım

PHP 8.4 JIT Derleyicisi: Kodun Performans Evrimi

15 Şubat 2026 8 dk okuma 5 görüntülenme

Kodun Hızı: PHP 8.4 ve JIT Devrimi

Bilgisayar başında sabahladığımda, kafamın içinde dönüp duran tek bir soru oluyor: "Bunu daha verimli hale getirebilir miyim?" Bu soru, sadece yazdığım kodlar için değil, hayatım için de geçerli. Ormanda kamp yaparken çantama koyduğum her gramın hesabını yaparım, çünkü fazlalık yorar. Yazılımda da durum farksız; gereksiz her işlemci döngüsü, optimize edilmemiş her satır, sunucuyu yorar, maliyeti artırır ve en önemlisi zaman çalar.

2005 yılında PHP ile ilk tanıştığımda, dilin bugünkü haline gelebileceğini hayal bile edemezdim. O zamanlar "script dili" deyip geçtiğimiz, çoğu zaman performans sorunlarıyla dalga geçilen PHP, bugün bambaşka bir canavara dönüştü. Özellikle PHP 8 serisiyle başlayan ve şimdi PHP 8.4 ile olgunluk çağına giren JIT (Just-In-Time) Derleyicisi, oyunun kurallarını yeniden yazıyor. Pixel Lab®’da geliştirdiğimiz projelerde her zaman "temiz ve sade" yapıyı savunurum. JIT, tam da bu sadeliğin arkasındaki o görünmez güç gibi.

Bugün, teknik jargonu biraz kenara bırakıp (tamam, çok da bırakmadan), bir kahve eşliğinde bu JIT olayının mantığını, PHP 8.4 ile gelen yenilikleri ve neden bu kadar heyecanlandığımı konuşalım.

JIT Nedir? Bir Çevirmen Analojisi

Teknik detaylara dalmadan önce, olayın mantığını oturtalım. JIT'i anlamak için PHP'nin normalde nasıl çalıştığını hatırlamamız gerekiyor. PHP, doğası gereği yorumlanan (interpreted) bir dildir. Yani siz bir kod yazdığınızda, sunucu bu kodu satır satır okur, anlar ve makine diline çevirip çalıştırır. Bu işlemi her istek geldiğinde tekrar yapar (Opcache'i şimdilik denklemin dışında tutuyorum).

Bunu şöyle düşünün: Elinizde İngilizce bir kitap var ve siz Türkçe biliyorsunuz. Yanınızda bir tercüman var. Her sayfayı çevirdiğinizde tercüman o cümleyi size anlık olarak çeviriyor. Bu işlevseldir ama yavaştır. Çünkü tercüman her seferinde aynı cümleyi görse bile tekrar çevirmek zorundadır.

JIT (Just-In-Time) ise zeki bir tercüman gibidir. Kitabı okurken, "Bak, bu paragraf çok sık geçiyor, ben bunu bir kere çevirip kenara not edeyim. Bir daha karşıma çıkınca çevirmekle uğraşmayıp direkt notu okurum," der. Yani kodun sık kullanılan parçalarını (hot spots) çalışma anında (Just-In-Time) makine diline (CPU'nun anladığı saf 0 ve 1'lere) derler ve hafızada tutar. Bir sonraki seferde PHP yorumlayıcısını devre dışı bırakıp, doğrudan işlemciye "Sen ne yapacağını biliyorsun, koş!" der.

PHP 8.4 ile JIT: Kaputun Altında Neler Değişti?

PHP 8.0 ile JIT hayatımıza girdiğinde büyük bir heyecan yaratmıştı ama yapılandırması biraz... nasıl desem, "korkutucuydu". O meşhur opcache.jit ayarındaki 4 haneli rakamlar (CRTO) ve karmaşık bayraklar, birçok geliştiriciyi (ben dahil) "Şimdilik varsayılan ayarlarda kalsın," demeye itmişti.

PHP 8.4 ise bu karmaşayı masadan kaldırıyor. Artık JIT, çok daha akıllı ve yönetilebilir bir altyapıya sahip. Ama asıl devrim, JIT'in arka planında kullanılan teknolojide yatıyor. Önceki sürümlerde kullanılan kütüphaneler yerine, PHP çekirdek ekibi IR (Intermediate Representation) tabanlı kendi JIT uygulamasını geliştirdi. Bu ne demek?

  • Daha Az Karmaşa: Harici bağımlılıklar azaldı, kod tabanı sadeleşti. Benim gibi sadelik sevenler için harika bir haber.
  • Daha İyi Optimizasyon: Yeni IR yapısı, kodun işlemci seviyesinde nasıl optimize edileceğini daha iyi analiz edebiliyor.
  • Hızlı Derleme: JIT'in kendisi de artık daha hızlı karar veriyor ve derleme yapıyor.

Pixel Lab® ofisinde yeni bir projeye başlarken, sunucu konfigürasyonlarını yaparken artık eskisi gibi başım ağrımıyor. PHP 8.4 ile JIT'i etkinleştirmek ve ince ayar yapmak, doğada kamp çadırını kurmak kadar pratikleşti.

Performans: Beklenti vs. Gerçekler

Gelelim fasulyenin faydalarına. "Buğrahan, JIT'i açtım sitem 10 kat hızlanacak mı?" diye soruyorsanız, dürüst cevabım: Muhtemelen hayır. Nedenini açıklayayım.

Web uygulamalarının (WordPress, Laravel projeleri, E-ticaret siteleri) darboğazı genellikle işlemci (CPU) değil, I/O (Girdi/Çıktı) işlemleridir. Yani veritabanına bağlanmak, diskten dosya okumak, API'den yanıt beklemek... JIT, bu bekleme sürelerini sihirli bir şekilde yok edemez. Veritabanı sorgunuz 2 saniye sürüyorsa, JIT ile de 2 saniye sürecektir.

Peki JIT Nerede Parlıyor?

JIT'in asıl gücü, CPU yoğunluklu işlemlerde ortaya çıkıyor. Benim YouTube kanalım için hazırladığım vahşi yaşam videolarını düşünün. Bazen videolar üzerinde basit renk düzenlemeleri veya veri analizleri yapmak için kendi yazdığım PHP scriptlerini kullanıyorum (evet, Python yerine bazen inatla PHP kullanıyorum, eski alışkanlık). İşte burada farkı hissediyorsunuz.

PHP 8.4 JIT'in fark yarattığı alanlar şunlar:

  1. Matematiksel Hesaplamalar: Karmaşık algoritmalar, şifreleme işlemleri, büyük veri setlerinin RAM üzerinde işlenmesi.
  2. Görüntü İşleme: GD veya Imagick kütüphaneleriyle yapılan, piksellerin tek tek işlendiği manipülasyonlar.
  3. Makine Öğrenimi (Machine Learning): PHP ile makine öğrenimi kulağa garip gelse de, JIT sayesinde Rubix ML gibi kütüphaneler artık çok daha performanslı çalışıyor.
  4. Uzun Süreli Çalışan İşlemler (Daemons): WebSocket sunucuları veya asenkron çalışan iş kuyrukları.

Basit bir örnekle, Fibonacci dizisini hesaplayan özyinelemeli (recursive) bir fonksiyon düşünelim. JIT kapalıyken işlemci, her fonksiyon çağrısında PHP'nin sanal makinesi (Zend VM) üzerinden geçer. JIT açıkken, bu döngü makine koduna dönüşür ve C diline yakın bir hızda çalışır.


// Basit bir CPU testi örneği
function fibonacci($n) {
    return $n < 2 ? $n : fibonacci($n - 1) + fibonacci($n - 2);
}

// JIT Kapalı: ~3.5 saniye
// JIT Açık (PHP 8.4): ~0.9 saniye
// *Değerler tamamen temsilidir, ama oranlar gerçektir.

Teknik Bir Bakış: Opcache ve JIT İlişkisi

Yazılımcı dostlarım için biraz daha derine inelim. JIT, aslında Opcache'in bir parçasıdır. Opcache, PHP kodunu "Opcode" dediğimiz ara bir dile çevirip saklar. JIT ise bu Opcode'ları alır ve işlemcinin mimarisine (x86, ARM64 vs.) uygun "Assembly" koduna dönüştürür.

PHP 8.4'te yapılan en büyük iyileştirmelerden biri, bu dönüşüm sırasında kullanılan stratejilerin güncellenmesidir. Tracing JIT ve Function JIT olmak üzere iki temel mod var. Tracing JIT (İzleme JIT'i), kodun en çok kullanılan yollarını (hot paths) analiz eder ve sadece buraları derler. Bu, web uygulamaları için genellikle en verimli yöntemdir çünkü kodun tamamını derlemekle vakit kaybetmez, sadece "trafik sıkışıklığı" olan yerleri açar.

PHP 8.4 ile gelen yeni IR altyapısı, bu izleme ve derleme sürecini daha az bellek tüketerek yapıyor. Manavgat'ta bisiklet sürerken yokuş yukarı çıkarken gereksiz yükü atmak neyse, JIT için de bellek optimizasyonu odur.

Benim Dünyamda JIT'in Yeri

Pixel Lab®'da müşterilerimiz için geliştirdiğimiz özel CRM sistemlerinde veya API servislerinde JIT'i varsayılan olarak açık tutmaya başladık. Belki bir e-ticaret sitesinin anasayfa yüklenme hızını milisaniyeler bazında etkiliyor gibi görünmeyebilir, ancak arka planda çalışan fatura oluşturma, PDF render etme veya stok güncelleme botları gibi işlemlerde sunucu yükünü (load average) ciddi oranda düşürdüğünü gözlemledim.

Doğada nasıl ki ekosistem bir denge üzerindeyse, sunucu mimarisi de bir denge işidir. JIT, bize aynı donanımla daha fazla iş yapabilme kapasitesi sunuyor. Bu da daha az sunucu maliyeti ve daha az enerji tüketimi demek. Dolaylı yoldan da olsa, daha yeşil bir dünya için kod yazmış oluyoruz.

Geleceğe Dair Notlar

PHP 8.4 ve JIT, PHP'nin "sadece web sayfası yapan basit bir dil" olduğu algısını tamamen yıkıyor. Artık karmaşık hesaplamaların, veri analizlerinin ve yüksek performans gerektiren işlerin altından kalkabilen modern bir platformdan bahsediyoruz.

Benim için kod yazmak, sıfırdan çalışan bir yapı inşa etmenin keyfi demiştim. JIT, bu yapının temellerini sağlamlaştırıyor ve bana daha özgür bir oyun alanı bırakıyor. Bilgisayarı kapatıp ormana gittiğimde, arkamda bıraktığım sistemlerin saat gibi, sessiz ve güçlü bir şekilde çalıştığını bilmek huzur verici.

Eğer hala projelerinizde PHP 8 serisine geçmediyseniz veya JIT'i denemediyseniz, şimdi tam zamanı. Kodlarınızın nefes almasına izin verin. Belki bir gün, optimize ettiğiniz o saniyeler size bilgisayar başından kalkıp doğada bir gün batımı izlemek için gereken zamanı kazandırır. Kim bilir?

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!

Yorum Yaz

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.
0 / 2000